Dokuz Yılda İki Ülke, Birçok Başlangıç

Bugün Seda yazıyor

Yaklaşık dokuz yıldır Türkiye dışında yaşıyorum. Önce İngiltere, ardından Amerika… Bunu tek bir cümleyle anlatmak kolay; ancak iki farklı ülkede yeniden hayat kurmak, bu cümlenin içine sığmayacak kadar çok deneyim barındırıyor.
Adres Değiştirmekten Fazlası
Her taşınmanın başında çözülmesi gereken somut konular vardı. Yeni bir ev, farklı bir sistem, öğrenilmesi gereken kurallar, günlük hayatın hiç bilmediğim ayrıntıları… İlk zamanlarda insan daha çok bunlarla meşgul oluyor. Zaman geçtikçe göçün yalnızca adres değiştirmekten ibaret olmadığını daha iyi anlıyor.
Çünkü hayatınızla birlikte rolleriniz, ilişkileriniz, alışkanlıklarınız ve kariyeriniz de yeni bir düzene taşınıyor. Önceki hayatınızda kendiliğinden sahip olduğunuz bazı bağları ve rutinleri yeniden kurmanız gerekiyor. Yıllar içinde edindiğiniz deneyim sizinle geliyor; fakat onu yeni bir ülkenin dili, kültürü ve çalışma hayatı içinde yeniden ifade etmeniz gerekebiliyor.
Göçün Dönemleri
Zamanla göçün psikolojik olarak da farklı dönemleri olduğunu fark ettim. İlk zamanlarda yeniliğin getirdiği bir heyecan ve merak olabiliyor. Keşfedilecek yerler, tanışılacak insanlar ve kurulacak yeni bir hayat vardır. Bir süre sonra başlangıçtaki bu heyecanın yanına yorgunluk, belirsizlik ve özlem de eklenebiliyor. Daha önce üzerinde düşünmeden yaptığınız en basit şeyler bile yeni bir ülkede çaba gerektirebiliyor.
Bu dönem bazen "kültür şoku" olarak adlandırılıyor. Dilini bildiğiniz bir ülkede bile kendinizi tam olarak ifade edemediğiniz, bazı davranışları veya iletişim biçimlerini anlamlandırmakta zorlandığınız anlar olabiliyor. İnsan zaman zaman kendisini yetersiz hissedebiliyor veya verdiği kararı sorgulayabiliyor.
Ardından, çoğu zaman fark edilmeden, yeni düzen yavaş yavaş kurulmaya başlıyor. Günlük işler kolaylaşıyor, çevre daha tanıdık hale geliyor ve insan karşılaştığı durumlarla nasıl başa çıkabileceğini öğreniyor. Yeni ilişkiler, alışkanlıklar ve rutinler oluştukça güven duygusu da yeniden gelişiyor. Bir süre sonra bulunduğunuz yer artık bütünüyle yabancı gelmiyor; eski hayatınızdan getirdiklerinizle yeni hayatınızda öğrendikleriniz arasında size ait bir denge oluşmaya başlıyor.
Elbette bu dönemler birbirini düzenli bir sırayla takip etmiyor. İnsan bir gün kendisini yeni hayatına tamamen uyum sağlamış hissederken, ertesi gün küçük bir olayla yeniden yabancılık yaşayabiliyor. Bazen geride kaldığını düşündüğü bir duygu, beklenmedik bir anda tekrar karşısına çıkabiliyor.
İkinci Kez Yeniden Başlamak
İngiltere'de öğrendiğim pek çok şeyin ardından Amerika'ya taşındığımda bu sürecin bazı bölümlerini yeniden yaşadım. Aynı dili konuşan iki ülkenin bile günlük yaşamı, iş kültürü ve insan ilişkileri birbirinden oldukça farklı olabiliyor. İngiltere'de oluşturduğum düzeni geride bırakıp Amerika'da yeniden başlamak, bana uyumun bir kez tamamlanıp geride bırakılan bir süreç olmadığını gösterdi. Bununla birlikte, ikinci göçümde daha önce kazandığım deneyimlerin ve kendi kaynaklarımı daha iyi tanımamın bana destek olduğunu da gördüm.
Koçlukla Gelen Sorular
Koçlukla tanışmam, yaşadığım bu geçişlere başka bir açıdan bakmamı sağladı. Göç sürecinde yalnızca "Buraya nasıl uyum sağlayacağım?" sorusunun değil, başka soruların da önemli olduğunu fark ettim:
Bu yeni hayatın içinde ben neredeyim?
Benim için önemli olan neleri korumak istiyorum?
Bugünkü koşullarımda nasıl bir yaşam kurmak istiyorum?
Bu soruların cevapları bir anda ortaya çıkmıyor. Bazen insanın sesli düşünmeye, yaşadıklarına biraz uzaktan bakmaya ve sahip olduğu kaynakları yeniden hatırlamaya ihtiyacı oluyor. Koçluk göçün zorluklarını ortadan kaldırmıyor; ancak kişinin yaşadığı değişimi anlamlandırmasına, içinde bulunduğu dönemi fark etmesine ve kendi yönünü daha net görmesine yardımcı olabiliyor.
Bugün geriye baktığımda, İngiltere ve Amerika'daki yaşamımın bana yalnızca iki farklı kültürü tanıtmadığını görüyorum. Bu süreç aynı zamanda değişimle ilişkimi, aidiyet anlayışımı ve kendime bakışımı da etkiledi.
Göç yolculuğunun herkes için farklı bir anlamı var. Benim içinse bu dokuz yıl, yalnızca yeni yerlere alışmak değil; farklı duygulara, belirsizliklere ve başlangıçlara yer açarak, değişen koşullar içinde kendimi yeniden tanımak oldu.
Bu yazı sana bir şeyler hissettirdiyse…
Yeni bir yazı paylaştığımızda ara sıra haber veririz. Kısa, içten, sana özel; istediğin an ayrılabilirsin.





