AlanımDefterimYönetim
Göç & Kimlik3 dk okuma

Bitişlerden Başlangıçlara: Göç Yolculuğunda Koçluk ve Dayanıklılık

Sezen

Bugün Sezen yazıyor

Bitişlerden Başlangıçlara: Göç Yolculuğunda Koçluk ve Dayanıklılık

Göç etmek, sadece bir uçak bileti alıp başka bir coğrafyada uyanmak değildir. William Bridges'in ifadesiyle:

Değişim dışsaldır, geçiş ise içseldir.

Göç sürecimde dayanıklılığımı asıl sınayan şey, yeni ülkenin bürokrasisi değil, kendi içimdeki bu geçiş süreci oldu. Peki profesyonel koçluk öğretileri bu sancılı süreçte bana nasıl bir can simidi oldu? Biraz bundan bahsetmek istiyorum.

Bitişi Onurlandırmak: "Gitmene İzin Veriyorum"

Bridges'e göre her geçiş bir sonla başlıyor. Göçte dayanıklılık da tam bu noktada, neleri geride bıraktığımızı net bir şekilde tanımlamakla başlıyor. Koçluk, bu tanımlama aşamasında kendime "Neyi geride bırakıyorum?" diye sorma cesareti verdi.

Koçluktaki gelecek vizyonu oluşturma bakış açısı, eski kimliğimi, kariyerimi, sosyal çevremi ve alışkanlıklarımı bir yük olarak taşımak yerine, onları ileride kullanmak üzere birer deneyim olarak heybeme koymamı sağladı. Yeni hayatımdaki anlamlarını ve değerlerini fark etmem için yolumu aydınlattı.

Araftaki Dönem

Eskinin bittiği ama yeninin henüz oluşmadığı o "araftaki" dönem, benim için göçün en zorlu evresiydi. Zihnim önce bu boşluktan korktu. Sonrasında bir kez daha desteğe koçluk öğretilerini çağırdı ve kendimi koçluktaki güçlü soruları sorarken buldum:

  • Şu an kendim hakkında ne öğreniyorum?
  • Bu boşluk bana hangi yeni kapıları açabilir?
  • Yeni hayatıma neleri davet ediyorum?

Ve daha birçok soru… Bu sorular, yeni yaşama yönelik panik hâlimi bir anda merak duygusuna dönüştürdü. Belirsizliği kabul ve dayanıklılık süreci devreye girdi.

Bu aşamada yaşadığım kafa karışıklığını bir yetersizlik ya da başarısızlık değil, bir yeniden yapılanma süreci olarak görmek, psikolojik dayanıklılığımı artırmama çok destek oldu.

Değerlerle Hizalanmak

Yeni bir başlangıç, sadece yeni bir iş bulmak değildi; yeni dünyada "kim" olmak istediğime karar vermekti. Bu aşamada koçluk öğretileri imdat çağrıma yetişti ve beni temel değerlerimle buluşturdu.

Bu buluşmada şunu fark ettim: Göç ettiğiniz yerde değerleriniz, örneğin özgürlük, başarı ya da aidiyet karşılık bulmuyorsa, hayata entegrasyon sahte kalıyor.

Büyük hedefler yerine, koçluktaki eylem planlama prensibiyle günlük, küçük başarılar inşa etmek.

Bu farkındalıkla hayata uyuma büyük hedefler yerine küçük başarılar inşa ederek başladım: yerel dilde bir sipariş vermek, her sabah mahallenin kahvesinde bir kahve içmek, yerel gazeteleri okumak, küçük yerel gruplarla sahilde spor yapmak gibi…

Bir Dönüşüm Fırsatı

Göç süreci artık benim hayatımda bir dönüşüm fırsatı. Koçluk öğretileri bu süreçte bana sadece ayakta kalmayı değil, bu güçlü değişimin içinden daha bilge, daha esnek ve daha güçlü bir "ben" ile çıkmayı öğretti.

Bu dönüşüm hikâyesini düşününce, çok sevdiğim bir söz yeniden kulağımda yankılandı:

Köklerinden sökülen bir ağaç, başka bir toprakta daha derin kök salabilir; yeter ki geçişin mevsimlerine saygı duysun.

Bu yazı sana bir şeyler hissettirdiyse…

Yeni bir yazı paylaştığımızda ara sıra haber veririz. Kısa, içten, sana özel; istediğin an ayrılabilirsin.

İlgili Yazılar