Bugündeki SEN
Hakkımızda

Biz Sezen ve Seda.

İki kadın, iki göç hikayesi, ortak bir alan. Bugündeki SEN'i, ihtiyaç duyduğumuzda bulamadığımız için kurduk.

Sezen Soykut — portresi

Sezen

Ben Sezen.

Merhaba, ben Sezen. İnsan Kaynakları profesyoneli ve Erickson International sertifikalı profesyonel koçum. Ancak Bugündeki Sen'e uzanan bu yolculuğa özgeçmişimdeki unvanlarla değil, kendi göç hikayemle başladım.

Hikayem

İzmir'de Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri eğitimi aldıktan sonra, 20'li yaşlarımda hayatımın rotasını çoktan çizmiştim. Stajyer olarak adım attığım İnsan Kaynakları danışmanlık şirketinde önce danışman, sonra şirket ortağı oldum. 30'lu yaşlarıma geldiğimde kendi danışmanlık firmamı yönetiyor, kurumsal kariyerimde tam da hayal ettiğim noktada ilerliyordum. İnsan kaynaklarının birçok alanında profesyonel danışmanlık süreçlerine liderlik ediyor ve yaptığım işten büyük keyif alıyordum.

2019 yılında ise hayatıma koçluk girdi. Erickson Koçluk Okulu ile tanışmam, o dönem sadece “bana iyi gelen” bir deneyim gibi görünse de, aslında gelecekteki serüvenimde beni ayakta tutacak en güçlü öğretiydi. Kısacası kariyer, aile, hayat... Her şey yerli yerindeydi.

Ta ki 39 yaşımda, eşimin aldığı bir iş teklifiyle, çiçeği burnunda bir anne olarak Barselona'ya taşınana kadar...

Dışarıdan bakan herkes “Ne kadar harika!” diyordu. Evet, tablo kusursuz görünüyordu ama ben içeride bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyordum. İlk yılımı her şeyi “uyum sağlama süreci” olarak açıklayarak geçirdim ve Türkiye'deki işimi uzaktan sürdürmeyi başardım. İkinci yıl kendimi “Herkes böyle yaşıyor” diye teselli ettim. Üçüncü yıla geldiğimde ise aynadaki yansımamdan mutsuz olmaya başlamıştım.

“Entegrasyon” adı altında bana sunulan şeyin, aslında beni sildiğini fark ettiğim o an, her şey değişti.

Şimdi

Dönüm Noktası

Kendi zorluklarımla yüzleştiğimde, bu yolda yalnız yürüyen tek kadının ben olmadığımı gördüm. Türkçe konuşan, bu deneyimi yaşamış bir koç arıyordum — bulamadım. O an karar verdim: içinde var olabileceğim bu alanı kendim kuracaktım.

Yıllar önce sadece “bana iyi gelen” diye başladığım Erickson koçluğu tam burada anlam kazandı. Çözüm odaklı yaklaşım benim de ihtiyacım olan şeydi: geçmişi silmek değil, ileriye bakmak.

Bugün koçluk pratiğimi göç sonrası yeniden yapılanma ve geçiş dönemi alanında sürdürüyorum. Benim gibi bu yollardan geçen ya da geçmeye hazırlanan kadınlara, kendi gücünü yeniden keşfetmesi için yol arkadaşlığı ediyorum.

Geçmişin tecrübesiyle, bugündeki seni yeniden inşa etmek için buradayım.
&
Seda Demirbilek — portresi

Seda

Ben Seda.

Ben Seda Demirbilek. Farklı ülkelerde yeniden başlamayı öğrenen, kimliğini, kariyerini ve hayatını yeniden şekillendiren bir kadının hikâyesi.

Hikayem

İşletme üzerine üniversite ve yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra, 15 yılı aşkın süre boyunca insan kaynakları alanında global firmalarda çalıştım. İstanbul, Londra ve Amerika’da farklı kültürlerle çalışma ve yaşama deneyimi edindim.

Kariyerim boyunca hep insanı anlamaya, potansiyelini ortaya çıkarmaya ve gelişim alanları yaratmaya ilgi duydum. Bu ilgi beni 2019 yılında Londra’da Erickson Coaching International’da profesyonel koçluk eğitimine götürdü. O dönemde bunun yalnızca mesleki bir adım olduğunu düşünüyordum. Zamanla anladım ki aslında bu eğitim, benim kendi dönüşüm yolculuğumun da başlangıcıydı.

Şimdi

Dönüm Noktası

Göç etmek dışarıdan çoğu zaman yeni bir hayat gibi görünür. Ama gerçekte insan; alıştığı düzeni, sosyal çevresini, aidiyet duygusunu ve bazen kendinden parçaları geride bırakır. Bugün yaptığım çalışmaların merkezinde tam da bu deneyim yer alıyor.

Göç sürecini yalnızca “uyum sağlamak” olarak değil; insanın kendini yeniden keşfettiği, dönüştüğü ve güçlendiği bir süreç olarak görüyorum.

Atölyelerimizde ve bireysel çalışmalarımda; kültürlerarası yaşam, göç sonrası dönüşüm, aidiyet, kariyer geçişleri, annelik, kadınlık rolleri, duygusal dayanıklılık ve yeniden yapılanma üzerine çalışıyorum.

Hayattaki en büyük motivasyonum her zaman fayda sağlamak oldu. İnsanların kendilerini yalnız hissetmedikleri, birlikte güçlenebildikleri topluluklar oluşturmanın iyileştirici gücüne inanıyorum.

Eğer sen de bir geçiş dönemindeysen, belki yeni bir ülkeye, yeni bir hayata ya da kendinin yeni bir versiyonuna alışmaya çalışıyorsan bu yolculukta yalnız değilsin.

Göç sürecini yalnızca “uyum sağlamak” olarak değil; insanın kendini yeniden keşfettiği, dönüştüğü ve güçlendiği bir süreç olarak görüyorum.

Bugündeki SEN'i kurduk çünkü böyle bir alana ihtiyacımız olduğunda bulamadık. Şimdi, aynı yolda yürüyen kadınlara birlikte eşlik ediyoruz. Uzman olarak değil — yol arkadaşı olarak.

Artık sen bulabilirsin.